- Bitmeyen Sürprizler

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü Kutlu Olsun!

Neden Hayvanları Korumalıyız?

Bir hayvanın en öncelikli hakkı sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürme hakkıdır. Hayvan sağlığı ve refahı birbirinden ayrılamaz. Hayvan refahının korunması ve teşviki bir insanın temel görev ve yetkilerinden birisidir. Toplumun birinci önceliği bakımları altındaki hayvanların refahını korumaktır. Doğal dengenin sürdürülebilir kılınması için insanlar, hayvanlar ve bitkilerin bir bütün olarak düşünülmesi şarttır. Bütünlüğün sağlıklı devamı dengeli paylaşımdan geçer. Hayvan hakları, doğal dengenin varlığından kaynaklanan bir zorunluluktur.

Hayvanları Korumak Çağdaşlıktır!

Ünlü Rus Yazar Tolstoy “hayvan öldürmekle insan öldürmek arasında bir adım vardır” demekle veya Gandhi’nin “Bir ülkenin gelişmişlik ve uygarlık düzeyi o ülkenin hayvanlara davranış biçimi ile ölçülür” ifadesiyle hayvan haklarına verilen önem açıkça beyan edilmektedir.

Türkler’in Hayvanlara Bakışı

Türklerin eskiden beri hayvanlara büyük değer verdiği bilinir. Kartal, geyik ve kurt gibi hayvanlar Türk Boylarının simgesi olmuştur. Atalarımız, ölen atlar için mezar taşları ve kitabeler yaptırmışlardır. Kaya resimleri ve kilimlerde hayvan figürleri çoğunluktadır. Edebiyatta, türkülerde vb. hayvan sevgisi hissedilir derecede vurgulanmıştır. Bu sevgi, Osmanlı döneminde de devam etmiştir. Hayvan sevmek dinin de bir gereğidir. İslam dininde bütün mahlûkata şefkatle muamele yapılması emir olunur. Hayvanlara zulmün cezası ağırdır. Çünkü hayvanların Allah’tan başka koruyucusu yoktur. Hayvanlar riayet edilmesi gereken haklara sahiptir.

Hayvanlar özellikle Rönesans döneminde Avrupa’da aşağılanırken Türkler tarafından el üstünde tutuluyor, sinek, pire bit gibi hayvanlar bile günah olacak diye öldürülemiyordu. Hayvanlara verilen değer karşısında batılı yazarlar hayretler içinde kalıyor, bazıları bunlara olan hayranlıklarını gizleyemezken, bazıları alay ediyordu.

Türkiye’de Hayvanların Korunmasına Dair;

Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi 13.11.1987 yılında Avrupa Konseyinde görüşülerek kabul edilmiştir. Türkiye ise bunu 4934 sayılı Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin Uygun Bulunduğu
Hakkında Kanunla 15.7.2003 yılında kabul etmiş ve bu sözleşme 22.7.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Türkiye imzalamış olduğu bu uluslararası sözleşmeden sonra 24.06.2004 tarihinde 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasasını meclisten geçirerek yasalaştırmıştır. Bu kanunun amacı “hayvanların rahat yaşamlarını, hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak” olmuştur. Türkiye Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak çıkartmış olduğu bu kanunla birlikte hayvanlara uygun şartlarda davranmayan insanlara ağır idari para cezası uygulamasını başlatmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir